Bizimle İletişime Geç!

Atlantis Dünyası ile Tanışın

Atlantis Medya

Yunus Emre Mh. Aziz Mahmut Hüdai Cd. No:199Meram/ KONYA

-

Bostan Sk. No:6Kuzguncuk/ İSTANBUL

Blog

Yeni Meddahlar: Markalar

YeniMeddahlar:Markalar

Mustafa KUŞ
Reklam Yazarı/Atlantis Medya
27.11.2018


Tarihimiz de uzun yıllar yerler almış ve küçüklü büyüklü birçok insanın beğenisini kazanmış olan meddahların artık günümüzde isimleri pek anılmamaktadır. Sadece Ramazan aylarında ‘Nerede eski Ramazanlar?’’ hayıflanmasından sonra bir iki cümlenin içinde yer alıp, nasıl oldukları hakkında kısa birkaç bilgi verilmektedir. Dönemlerinde insanları etraflarına toplayan, onları birbirinden farklı hayallere sürükleyen ve hayatın yoğunluğundan uzaklaştırarak yüzlerinin gülmesini sağlayan meddahların bu eşsiz hikâye anlatıcılığını artık markalar almaya başladı.

Meddahlardan da anlayacağımız gibi hikâye anlatmanın kolay bir olay olmadığını biliyoruz. Uzun soluklu bir süreç olduğunu ve tecrübenin çok önemli bir yere sahip olduğunu da biliyoruz. Bu hikayelerde insanların hayatlarına dokunabilmeli ve onlardan birer parça almanız gerekmektedir. Bunu başaran meddahlar da çok başarılı olmuşlar ve insanları arkalarından sürükleyebilmişlerdir.


İyi hikâye anlatıcılığı kabiliyet gerektiği gibi bir de anlatacağınız bir kitle gerekmektedir. İşin en zor kısmı da bu kitleyi oluşturmaktadır. Onlara hitap edebileceğin bir alan oluşturmak ve onları oraya çekmek uzun ve meşakkatli bir yoldur. Günümüz meddahları (markalar) için bu süreç daha da zorlaşmıştır. Çünkü; metrekareye neredeyse 5 meddah düşmekte ve hepsi de hikâye anlattığını zannetmektedir. Tabi bu hikayelerin çoğu kuru gürültüden ibaret olduğu için insanların ilgisini çekmemekte ve diğer meddahlara(markalara) karşı olan ilgisini de kaybettirmektedir. Böyle bir olumsuz ortamda sesini duyurabilen ve gerçek bir hikâyeyi insanlara anlatabilen meddahlar kitleri yavaş yavaş etraflarına çekmektedirler.

Hikâye anlatıcılığının bir sanat olduğunun en iyi kanıtı olan meddahlardan ilham almamızın çok önemli olduğu bir dönemdeyiz. Markalarımızı da bu ilhama göre dizayn etmeli ve kitleleri etrafımızda biriktirmeliyiz. Bunu başarabilmek için öncelikle hikayemizin konusunu ve başlığını çok iyi oluşturmamız gerekmektedir. Hikâyede yer alacak karakterleri, insanların içinden seçmeli ve onlardan bir parçayı markalarımızda yaşatmalıyız. Günümüzde ki çoğu büyük markanın da bunu başarmak için çabaladığını görmekteyiz. Ama unuttukları veya es geçtikleri bir nokta da karakter ve konu seçimi. Bu noktada Türkiye’yi ele alırsak, şu an bile gündemde olan reklamları izlediğimizde karakterlerin kültürümüzden uzakta olduklarını görmekteyiz. Örnek vermek gerekirse kullanılan ‘’yaşlı kadın’’ tipleri kültürün dışında ve insanlara soğuk gelen görünümde sergilenmeleridir. Bu tip hareketler, markaları insanlara ulaştırmamakta ve anlatılan hikâyeyi dinlemeden geçmelerine neden olmaktadır. Burada ki sorun sizin adınıza hikâyeyi ve karakterleri belirleyecek olan perde arkası ekibin iyi seçilmemesidir. Ya da belli bir fikirlerin dışına çıkamayan kesimin seçilmesidir. Meddahlarımızın(markalarımızın) iyi bir izlenim yakalaması ve kitlelere hitap etmesi için konunun ve karakterlerin çok iyi bir şekilde kurgulanması gerekmektedir. Burada da işin büyük bir kısmı reklam ajanslarına düşmektedir. Hikâyenin yazarlarına güveninizin tam ve başarabileceklerine inanmanız gerekmektedir. Tabi önce kimin bu hikâyeyi yazacağına karar vermeniz hassas bir süreçtir.


Kendi meddahlarınızı(markalarınızı) oluşturduğunuz bu dönemde hikâyeye yön veren ve bu hikâyede yer alacak insanları da siz seçeceksiniz. Onun için öncelikle sizin de kendi hikayenize hâkim olmanız ve anlatabilme kabiliyetine sahip olmanız gerekmektedir. Eğer hikâye anlatımına inanmıyorsanız da fıkralarına gülünmeyen amcalar gibi her anlattığınıza tepki alamaz ve olduğunuz yerde kalırsınız.

Mutlu sonla biten yıllarca anlatılacak hikayeler yazma dileğiyle…


Yorumlar

Bu içeriğer ait yorum bulunmamaktadır .